ARSİN`E BAKIŞ

arsin`e bir bakış

Arsin`e Bir Bakış

Bu haftaki köşe yazımda ilçemizin sosyal açıdan kısa bir analizini yaparak yapmak istiyorum. Her ülkenin, her ilin ve ilçenin bir analizi o çalışmayı yapanın ölçebildiği kadardır. Bu haftaki yazımda Arsin ilçemizin objektif olarak kaleme almaya çalışacağım. Şimdiden görüşlerimin ve tespitlerimin bana ait olduğunu belirtik eksiklerimi için bağışlanma dilerim.

İlçemiz Arsin in sosyal yapısı çok güçlü olduğu söylenmez.
Sahil kenti olan ilçemizde Nüfuz olarak ön plana çıkmış bir akraba yapısı görülmemekle birlikte akrabalar arası ve ya bölgeler arası husumet de bulunmamaktadır. Mahalle ve sülaleler arası husumet elli yıl öncesine oranla yok denecek kadar azdır. Hızlı bir şekilde devam eden göç son on yılda azaldığı gibi yüksek mahallelerden sahile doğru yerleşim gün geçtikçe yoğunlaşmaya başlamıştır. Tarım denince Fındık akla gelse de son yıllarda, Kivi ilçemizde önemli bir gelir kaynağı olmaya artarak devam ediyor. Kivi denince tür olarak gayet iri olarak dikilen kivinin incesi Çarpıcı mutfakta reçel ve marmelat olurken, irisi marketlerin reyonun da yerini alıyor. Kividen bahsetmişken ilçemizde kaymakamlık yapmış olan sayın Hulusi Şahini de anmadan geçmek olmaz. Sana selam olsun güzel insan…

İlçemiz de birçok aile halen daha yut içi ve yurt dışı da gurbet kahrı çekerek geçimini sağlamaya devam ediyor. Doğu Karadanız bölgesinin en faal organize sanayi ilçemizde olmasına rağmen! Ticari hareketlilik olarak inşaat sektörünün haricinde çok fazla bir hareketliğin yaşanmadığı ilçemizde iç ve dış turizme yönelik sahilde Pehlivanın yeri, Hasan Usta et mangal, Eşkına balık ve son otararaktan Denizyıldızı restoranla sahil yolundan payını almaya çalışıyorlar. Kırsalda ise son yıllarda yolu müsait olmamasına rağmen karaca köyündeki Efendioğlu At tesisleri manzarası ve etkiliğiyle gelecek vaat ediyor.
Büyükşehir sürecinin daha oturmadı, bu günlerde hizmet alımın da vatandaşın kafası karmakarışık. Başta belde belediyelerinin kapanması olmak üzer ilçenin veya büyükşehir’in hangi çalışmaları üstleneceği sorun çıktığında nereden yardım isteneceği bilinmemekte. Bunun yanın da özellikle imar alanın (ilçe merkezi) dışın da vatandaş Büyükşehir korkusuyla habire inşaat yapına devam ediyor. Geçi şehir merkezin de imar yönünden durumu iç açıcı değil ya. İmar konusunu konu edinecek bu konu özel olarak işlemek istediğimi belirteyim.Çünkü imar konusu gelişmekte olan şehirlerin en hassas noktası ve maalesef ilçemizde bu geleceğin en önemli sorunların arasın da olacağından herkes emin olsun.
Bu gün ilçmemizde marka olacak alanlara ihtiyaç var.
Örnek; Rize’nin çayı, Gümüşhane’nin pestili, kömesi ve Sürmene`nin pidesi veya Akçaabat`ın köftesi gibi. Bu markalaşma turizm de olabilir, eğitimde, tarım da olabilir, sporda ve girişimcilikte olabilir. Tamda bu noktada ilçemiz de en çok istismar edilen ve en çok yıpratılan alanın spor olduğunu da belirteyim. Bu markalaşma tek bir kurumun çabası ve gayretleriyle olmasını beklemek hata olur. Kamu, sivil toplum ve özel müteşebbis elle ve koordineli bir şekilde çalışmasıyla ancak mümkün olur.
Biz ilçemize baktığımızda yukarıda bahsedilen alanlarla ilgili analizlerimiz bunlar. 
Görüşler kişiden kişiye değişe biri. 
Hoşça akalın. Vesselam.

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 791