sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton

Bugün: 15.01.2021

Sivil Toplum Üzerine

modern dünyada sivil toplum
izmit escort | ankara escort | antalya escort
Modern dünyada sivil toplum örgütleri sosyal hayatın olmazlarından olarak görülüyor. Toplumdan topluma az da olsa farklılık gösteren bu anlayış gelişmiş toplumlarda gereklilik haline gelmişken geri kalmış toplumlarda ise zaman zaman ihtiyaç duyulan bir araç olarak görünüyor. Müslüman Türk toplumunda bu gün sivil toplumun kavram olarak neyi ifade ettiği ve nasıl bir süreçten geçtiği “topluluk”, “birey” ve “devlet” arasında ki yerinin ne olduğu belli bir kalıba oturmamış olduğunu görmekteyiz. Sivil toplum örgütlenmesi demokrasinin en önemli göstergelerinden birisi olarak vatandaşın seçimden seçime değil ihtiyaç duyduğunda yönetime katılma, talep de bulunma veya tepkisini belli ölçülerde gösterme imkânı bulunduğu alandır. Sivil toplum, kişinin temel hak ve özgürlüklerini rahat bir biçimde kullanma olanağına sahip olduğunu düşünürse bizler ne kadar temel hak ve özgürlülüğümüze sahip çıkabiliyoruz? Biz bugün Trabzon ilimiz ve Arsin ilçemize bakacak olursak yeteri kara örgütlenmeye ulaşamamışız. Darbeleri yaşamış ve son on yıla kadar değişik alanlardaki baskıları unutmuş içinde bulunduğumuz günleri hep böyle gideceğini zannetmekteyiz. Umarım bundan çok daha iyi günler bizi beklesin. Bizler siyasetin çokta güvenilmez olduğunu söyler dururuz. Bu güvensizliğin ve ortaya çıkabilecek eksikliklerin giderilmesi noktasında olması gereken sivil toplum örgütlenmesine pekte rağbet etmeyiz. Uygulamalardan yakınır, yönetmeliklerden şikâyet eder ve eşit hizmet almak varken dert yanarız. Fakat hak ve eşitliği sağlama adına bir sivil toplum örgünde görev almaz, katkı vermez hatta beyhude işler olarak görürüz. İnsanların mutlak bir eşitlik ve özgürlük ortamı içinde mülkiyet hakkı, yaşam hakkı, inanma, örgütlenme, seçme ve seçilme hakkı vardır. Düşünme, fikir üretme ve öneride bunma hakkını önemli ölçüde gerçekleştirmek için sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır. Bu hak, öneriler ve şikâyetler olgunlaştırılıp sivil toplum örgütlerinin yetkili mevkilerle irtibata geçmemesi ferdiyetçiliği veya toplumda dedi kodu ve gıybet doğurmaktadır. Gıybet ve dedi kodu da toplumun huzurunu ve güvenini olumsuz etkilediği gibi gelişimini ve özgürlüğünü de olumuzu etkilemektedir. Dolayısıyla siyasal hayatımızın güvenirliliğini, yöremizin gelişmesini, huzuru, gelişmeyi, demokrasimizin gelişmesini istiyorsak, dedikodu, gıybet, kısır çekişmeler aileden sonraki uğrak yerimiz sivil toplum olmalıdır. Sonuç olarak; sivil toplum-devlet, sivil toplum-birey ilişkisinin ortaya konulması açısından oldukça önemlidir. Her şeyi ve fikri devletten, idareden beklemek gerek. Güçlü bireyler güçlü sivil toplumu, güçlü sivil toplum örgütleri, güçlü devlet oluşturabiliriz. Sağlıcakla kalın.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1389